| Inglés | Turco | |||
|---|---|---|---|---|
| Common Usage | ||||
| Common Usage | on time adv. | vaktinde | ||
|
I am very glad that you are being very tolerant on time this morning. Bu sabah vaktinde çok hoşgörülü olmanıza çok sevindim. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | on time adv. | tam zamanında | ||
|
Despite the rain, she arrived on time. Yağmura rağmen tam zamanında geldi. More Sentences |
||||
| General | on time adv. | zamanında | ||
|
It must now show a similar determination in those sectors where the obligations have not been met on time. Şimdi yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmediği sektörlerde de benzer bir kararlılık göstermelidir. More Sentences |
||||
| Computer | ||||
| Computer | on time adv. | zamanında | ||
|
It must now show a similar determination in those sectors where the obligations have not been met on time. Şimdi yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmediği sektörlerde de benzer bir kararlılık göstermelidir. More Sentences |
||||
| General | ||||
| General | on time adv. | dakikası dakikasına | ||
| General | on time adv. | vakitli | ||
| Trade/Economic | ||||
| Trade/Economic | on time adv. | taksitle ödeyerek | ||
| Telecom | ||||
| Telecom | on time n. | çalışma zamanı | ||
| Chess | ||||
| Chess | on time adv. | oyuncunun süresinin bitmesiyle | ||